KONFÜÇYÜS Kimdir Hayatı - Kim Kimdir ? Biyografi

Gönderen Konu: KONFÜÇYÜS Kimdir Hayatı  (Okunma sayısı 1464 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Admin

  • Administrator
  • Or General
  • *****
  • İleti: 1296
  • Rep Puan: +20/-1
    • Profili Görüntüle
KONFÜÇYÜS Kimdir Hayatı
« : 21 Ekim 2012, 08:50:32 Paz »


(M.Ö. 551- 479)

Büyük Çin filozofu Konfüçyüs, Çin halkının temel fikirlerini bir araya getirerek bir inançlar sistemi geliştiren ilk kişidir. Kişisel ahlaka; halkına hizmet eden ve halkı ahlaki açıdan örnek olarak yöneten bir devlet kavramına dayanan felsefesi; iki bin yıllık Çin felsefesi ve yaşam tarzından süzülüp gelmiş ve dünya nüfusunun elle tutulur bir bölümü üzerinde büyük etki uyandırmıştır.

Konfüçyüs, günümüzde Çin’in kuzey doğusundaki Shantung eyaleti sınırları içinde bulunan küçük bir şehirde, Luda, M.Ö. 551 yılı civarında doğmuştur. Babası O çok küçükken öldü ve annesiyle birlikte yokluk içinde yaşadılar. Geleceğin filozofu, gençliğinde küçük bir memurdu ama birkaç yıl sonra bu görevinden ayrıldı. Hayatının bundan sonraki on altı yılını öğreterek ve felsefesine gözardı edilemeyecek sayıda yandaş kazandırarak geçirdi. Elli yaşlarına geldiğinde Lu hükümetinde yüksek bir makama getirildi, ancak yaklaşık dört yıl sonra saraydaki düşmanları işinden kovulmasını, hatta memleketten sürgün edilmesini sağladılar. Sonraki on üç yılı bir gezgin öğretmen olarak geçirdi ve ömrünün son beş yılında memleketine döndü. M.Ö. 479 yılında öldü.

Konfüçyüs genellikle bir dinin kurucusu olarak değerlendirilir ama bu tanım yanlıştır. Tanrıdan nadiren bahsetti, ölümden sonra yaşam konusunu tartışmayı reddetti ve metafizik düşüncenin tüm şekillerinden kaçındı. Temelde, O, kişinin siyasi ve ahlaksal değerleri ve davranışlarıyla ilgilenen bir “bu dünya” filozofuydu.

Konfüçyüse göre iki temel erdem, jen ve /ı’dir ve üstün kişi davranışlarını bu kavramlara göre yönlendirir. “Jen” bazen “sevgi” olarak tercüme edilmekle birlikte, “kişinin insan kardeşlerine duyduğu iyilik dolu ilgi” daha iyi bir tanımdır. “Li”, davranış şekli, dini ayin, görenek, görgü kuralları ve terbiye kavramlarını bir arada ifade eden bir erdemdir.

Konfüçyüs öncesinde de Çinlilerin temel dini olan atalara tapınma, filozofun aileye sadakat ve anne babaya saygı konularına verdiği büyük önem sonucu iyice güçlenmiştir. Konfüçyüs öğretisinde, kadınların kocalarına ve tebaanın da hükümdarlarına saygı ve itaat borcu olduğu da yer almaktadır. Ama Çinli bilge despotluktan yana olmamıştır. Devletin halk için var olduğuna inanır ve hükümdarın güç kullanarak değil de öncelikle ahlaki örnek oluşturarak hüküm sürmesi gerektiğini tekrar tekrar vurgulardı. İlkelerinden bir diğeri Altın Kural’ın biraz farklı bir ifadesidir: “Kendine yapılmasını istemediğini sen de başkasına yapma.”

Konfüçyüs un görüşleri bayağı tutucuydu. Altın çağın geçmişte kaldığına inandı ve hem hükümdarı hem de tebaayı o güzelim eski ahlaki değerlere dönmeye sevk etti. Aslına bakılırsa, Konfüçyüs un “ideal devlet” biçimi olan “ahlaksal örnek oluşturarak yönetim”, eski zamanlardan kalma bir uygulama değildi; dolayısıyla da Konfüçyüs olduğunu iddia ettiğinden daha yenilikçi bir reformistti.

Konfüçyüs, Çin’de entelektüel heyecanın Düşünceleri o dönemin hükümdarlarınca kabul edilmemekle birlikte, ölümünden sonra ülkesinin her yanına yayıldı. Ancak M.Ö. 221’de Ch’in hanedanının ortaya çıkışıyla Konfüçyüsçülük için kötü günler gelip çatmıştı. Ch’n hanedanının ilk imparatoru, Shih Huang Ti, Kon-füçyüs’ün etkisini kökten yok etmeyi ve geçmişten tamamen kopmayı aklına koymuştu. Konfüçyüs öğretisinin baskı altına alınmasını ve kitaplarının tümünün yakılmasını buyurdu. Bu girişimi başarısızdı ve birkaç yıl sonra Ch’in hanedanının sonu geldiğinde Konfüçyüs felsefesini benimseyen ilim adamları, bu felsefenin doktrinlerini öğretmekte yeniden özgür oldular. Sonraki hanedanın (Han hanedanı, M.Ö. 206-M.S. 220) hükümranlığı sırasında, Konfüçyüsçülük, Çin devletinin resmi felsefesi olarak benimsendi.

Han hanedanı dönemiyle birlikte, Çin imparatorları, giderek devlet memurlarını sınavla seçme alışkanlığı geliştirdiler. Zaman içinde bu sınavlar, büyük ölçüde Konfüçyüsçülük konusundaki bilgilere dayanır oldu. Devlet bürokrasisine girmenin finanssal başarı ve toplumsal saygınlık için en belli başlı yol olduğu Çinde bu memuriyet sınavları bayağı çekişmeli geçiriyordu. Bunun sonucunda, Çin’in en akıllı ve ihtiraslı gençleri, yıllarını canla başla Konfüçyüs klasiklerini çalışmaya verdiler ve yüzyıllar boyu Çin’in idari kadroları, görüşleri temelde

Konfüçyüs felsefesine dayanan kişilerden oluştu. Bu sistem   '

 ara sıra kesintiye uğrasa da, neredeyse 2000 yıl

adar sürdü (M.Ö. 100-M.S. 1900).

ama Konfüçyüsçülük yalnızca Çin devletinin resmi

felsefesi olmakla da kalmadı. Konfüçyüs idealleri Çin

halkının büyük çoğunluğu tarafından kabul edildi ve iki

bin yılı aşkın bir süre yaşamlarını ve düşüncelerini derin, den etkiledi.

Konfüçyüs un Çinliler üzerindeki muazzam etkisinin  birkaç nedeni vardır. İlk olarak; içtenliği ve toplumla bütünleşmiş olduğu hiç kuşkusuzdu. İkincisi, alçakgönüllü ve düşünceyi uygulamaya koyabilen bir kişiydi ve insanlardan yapamayacakları şeyler istemezdi. Onurlu olmalarını öğütlerse de birer aziz gibi davranmalarını  beklemezdi. Diğer yanlarıyla olduğu gibi bu yanıyla da  Çin halkının gerçekçi mizacını yansıtmaktadır. Belki de  bu, fikirlerinin Çin’de kazanmış olduğu uçsuz bucaksız başarının anahtarıdır. Konfüçyüs Çinlilerden temel  inançlarım değiştirmelerini istemiyor, halkın geleneklerinde var olan idealleri açık ve etkileyici bir üslupla yeniden ifade ediyordu. Tarihte belki de hiçbir filozof halkının temel görüşleriyle bu kadar iç içe olmamıştır.

Konfüçyüsçülük kişilerin haklarını değil de yükümlülüklerini vurgulaması nedeniyle, günümüz Batısının  ölçütlerine göre ağır, sıkıcı ve çekici olmayan bir görüş  gibi algılanabilir. Ancak, devlet felsefesi olarak uygulanması sırasında kayda değer bir etkisi olduğu görülmüştür. İç barış ve refahı koruma yeteneği değerlendirilirse,  Çin’in iki bin yıl boyunca dünya üzerinde en iyi yönetilen  bölge olduğu ortaya çıkar.

Konfüçyüs’ün Çin kültürüne sıkı sıkıya bağlı idealleri, Doğu Asya dışında geniş bir etki alanı bulamamıştır. Bununla birlikte, her ikisi de Çin kültüründen büyük ölçüde etkilemiş olan Kore ve Japonya’da kuvvetli etkileri vardır.

Günümüzde Konfüçyüsçülük Çin’de düşük bir konuma sahiptir. Geçmişten tamamen kopma çabasındaki Çin Komünistleri, Konfüçyüs ve doktrinlerine şiddetle saldır-

dışlardır ve Konfüçyüsçülüğün tarih üzerinde etkili lduğu dönemin artık sona erdiği söylenebilir. Bununla birlikte, Konfüçyüsun fikirleri geçmişte Çin’de o kadar derinlere kök salmıştır ki, önümüzdeki yüzyılda Konfüsyüsçülük yeniden ortaya çıkarsa buna hiç şaşırmamak gerekir.




Aramalar

konfüçyüs sözleri,

konfüçyus aşk sözleri,

konfüçyus aforizmalar,

konfüçyüs felsefesi,

konfüçyus peygamber mi ?

konfüçyus
öğretileri,

konfüçyus ne zaman doğdu öldü.





Paylaş facebook