Alexander Graham Bell Olmasaydı Ne Olurdu - Kim Kimdir ? Biyografi

Gönderen Konu: Alexander Graham Bell Olmasaydı Ne Olurdu  (Okunma sayısı 2830 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Admin

  • Administrator
  • Or General
  • *****
  • İleti: 1296
  • Rep Puan: +20/-1
    • Profili Görüntüle
Alexander Graham Bell Olmasaydı Ne Olurdu
« : 24 Ocak 2013, 11:24:59 Prş »


ALEXANDER GRAHAM BELL

(1847-1922)

Telefonun mucidi Alexander Graham Bell, 1847 de İskoçya’nın Edinburgh kentinde doğdu. Birkaç yjH örgün öğrenim görmesine karşın, ailesi tarafından çok iyi. eğitildi ve kendi kendisini yetiştirdi. Babası ses fızyolojisi konuşma düzeltme ve sağırlara öğretmenlik yapma ko® larında uzman olduğundan, Bell’in sesleri taklit duyduğu ilgi doğal olarak ortaya çıktı.


1871 de Boston, Massachusettse taşındı. Telefonu icadına yol açan buluşları da 1875 yılında burada yaptı. İcadın patentini almak için Şubat 1876’da yaptığı başvuru, birkaÇ hafta sonra sonuçlandı, patent verildi. (Burada il inç h'r durum; Elisha Gray isimli bir kişinin benzer bir aygıt için Bell ile aynı günde, ama Ondan biraz daha geç bir saatte patent başvurusunda bulunduğu kaydedilmelidir.)

Patentini aldıktan kısa bir süre sonra Bell, telefon cihazını Philadelphiadaki Yüzüncü yıl sergisine götürdü. İcadı büyük ilgi gördü ve bir ödül aldı. Buna rağmen, icadın bütün haklarım 100.000 dolar karşılığı alması teklif edilen Western Union telgraf şirketi, bu teklifi geri çevirdi. Bu nedenle Bell ve ortakları Temmuz 1877’de, bugünün Amerikan telefon ve telgraf şirketinin atası olan kendi şirketlerini kurdular. Telefon hemen -ve muazzam-ticari başarı kazandı ve AT&T zaman içinde dünyanın en büyük özel sektör kuruluşu haline geldi. (O zamandan bu yana daha küçük birkaç şirkete bölünmüştür.)

1879 Martında telefon şirketinin % 15 hissesine sahip bulunan Bell ve karısının, şirketin ne denli karlı olabile-ceği konusunda galiba pek fikirleri yoktu. Yedi ay içindeki berindeki hisselerin çoğunu 250 dolar ortalama birim fiyatla elden çıkarmışlardı. Kasımda ise hisseler 1.000 dolar birim fiyatla satılıyordu! (Mart ayında, bir hissenin "atl 65 dolar iken, karısı Belle hisseleri hemen satması Yalvarmıştı, çünkü bu fiyata bir daha asla yükselmeyeceklerinden korkuyordu!) 1881de ellerinde kalan hisselerin uÇte birini satmak gibi hiç de akıllıca olmayan bir iş
yaptılar. Buna rağmen, 1883e gelindiğinde, geri kalan hisselerınin değeri bir milyon doları bulmuştu.




Telefonun icadı kendisini zengin etmiş olmakla birlikte, Bell araştırmaktan asla vazgeçmedi ve (daha az önemli olmakla beraber) yararlı birkaç icat daha yapmayı başardı. Çeşitli konulara ilgi duymakla birlikte, esas uğraşı sağırlara yardım etmek olmuştur. Hatta karısı eskiden öğrencisi olan sağır bir kızdı. îki oğulları ve iki kızları oldu ama, oğlanların ikisi de bebeklik çağlarında öldüler. Bell 1882’de Birleşik Devletler vatandaşı oldu, 1922’de öldü.

Bell’in önemi hakkında yapılacak tüm tahminler, kişinin telefona verdiği öneme bağlıdır. Benim görüşüme göre telefon çok çok önemlidir, zira bu kadar yaygın kullanılan ve hayatımızda bu denli muazzam etki yapan pek az icat vardır.

Bell’i Marconi’nin bayağı altında bir yere yerleştirdim çünkü, radyo telefona göre daha çeşitli kullanım alanları olan bir aygıttır. Yani, telefonla yapılan bir görüşme, çoğu zaman telefon yerine radyoyla gerçekleştirilebilir ama, (uçuş halindeki uçakla iletişim kurmakta olduğu gibi),telefonun radyonun yerini hiçbir şekilde alamayacağı çok fazla durum vardır. Bu tek etken olsaydı, Bell, Marconi’ye göre daha da alt sıralara inerdi. Ancak üzerinde düşünülmesi gereken iki konu vardır. Birincisi, tekil telefon görüşmeleri radyo üzerinden yapılabilmekle beraber, telefon sistemimizin tümünün yerine eşdeğer bir radyo iletişim ağı koymamız son derece zor olurdu. İkincisi, Bell sesleri taklit etmek için bir yöntem ortaya atan ilk kişiydi; dahası bu yöntem daha sonra radyo alıcılarını, pikapları ve benzer aygıtları icat edenler tarafından kendi koşullarına uyarlanmış ve kullanılmıştır. Bu nedenle Alexander Graham Bell’in Marconi’ye göre biraz daha az etkili olduğunu düşünüyorum.





Paylaş facebook